Pisagor Kimdir?

Pisagor, M.Ö 570-495 yılları arasında yaşamış İyonya denilen Aydın civarında doğmuş Yunan matematikçi ve filozoftur. Kendi adıyla anılan meşhur Pisagor Teoremini bulmuş ve bu teorem 1500 yıldan bugüne hala kullanılmaktadır. 

Pisagor söylediklerini yazıya dökmediği için hakkında bilinenler, katkıları ve sözleri öğrencileri tarafından kayda alınmış ve bu günlere kadar gelmiştir. Kendisi “Sayıların Babası” olarak alınır. 

Pisagor Tales’in öğrencisidir ve onun isteğiyle dönemin matematikte en önde uygarlığı olan Mısır’a gitmiş orada araştırmalar gerçekleştirmiştir. 

Pisagor’un öğrencileri kendilerini Pisagorcular olarak adlandırır ve ilginç dinsel öğretileri kural olarak belirleyip bu yönde yaşamışlardır. Örneğin; çiğnenmesi hâlinde cezasının ölüm olduğu çeşitli sessizlik kuralları vardır. Çünkü bir insanın sözlerini genellikle dikkatsizce söylediğine inanır ve bir insan eğer ne söyleyeceği konusunda şüphe duyarsa susması gerektiğini düşünürlerdi.

Pisagor Teoremi

Bir dik açılı üçgende dik kenarların her birinin uzunluklarının karelerinin toplamları, hipotenüsün uzunluğunun karesine eşittir. Bu teoremin matematisel gösterimi şöyledir:

Efsaneye göre doğanın tam sayılardan oluştuğunu düşünürdü ve buna katı bir şekilde bağlıydı. Bu yüzden irrasyonel sayıları keşfeden Hippasos’u bu konu yüzünden öldürüldüğü söylenir. 

Pisagor teoremini anlatan bizans dönemi el yazması

Pisagor’un Adalet Kupası

Pisagor kupası adı verilen içine konulan içeceğin adaletli bir şekilde dağıtılmasını sağlayan bir tür kupayı icat ettiği ve okulunda kullandığı söylenir. Kupa içine belli bir seviyenin üzerinde içecek konulursa içindeki mekanizma sayesinde fazla kısım taşardı. 

Pisagor, Sokrates öncesi dönemde felsefi anlamda öncü bir kişiliktir. Ayrıca musica universalis denilen kürelerin müziği varsayımının kökeni Pisagor’a dayanmaktadır. Bu varsayıma göre müzikal oranlara göre dizilmiş gezegenler arasındaki uzaklıklar da müzikal aralıklara karşılık gelmektedir.

Pisagor Sözleri

“Başkalarının her şeyini affet ama kendinde hiçbir şeyi affetme.”

“Çok parlak olan gençlerin pek çoğu, ne kendileri ne de yaşadıkları dünya için hiçbir şey başaramadılar. Çünkü bir şeye başlama cesaretini asla gösteremediler.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir