Matematik Dersine Nasıl Çalışılır

matematik-dersine-nasıl-çalışılır

Merhabalar.

Bugün pek çok öğrencinin en büyük sorunlarından birisi olan matematik dersine nasıl çalışılacağı ile ilgili genel bir çerçeve çizmek ve bazı önemli noktalara değinmek istiyorum.

Peki matematik nasıl çalışılır?
Bu konu ile ilgili yazılmış ve söylenmiş onca söz vardır lakin ilk olarak başlangıç noktamız matematik dersini sevmeye çalışmak olacaktır. Matematiği Türkçe, Sosyal ve Fen Bilgisi gibi derslerden ayıran en önemli yön matematiğin de aslında Türkçe gibi İngilizce gibi kendine has bir dil ve notasyon yapısının olmasıdır. Öğrencileri zorlayan ve karşılaştıkları ilk zorluk bu farklı gösterim yapısı olmuştur. Örneğin; “!” işareti Türkçe de bildiğiniz ünlemdir. Lakin matematikteki karşılığı bu ünlemin yanındaki sayıdan başlayarak 1 e kadar olan sayıların çarpımıdır. Bu ve bunun gibi bir çok sembol ve gösterim içerir matematik ve hani nankör ders derler ya nankör derslerin belki de ilk sırasında matematik vardır. Çünkü sürekli, düzenli ve disiplinli bir çalışma ister matematik. üniversitede akademisyen olanlar dahi bu saydığım 3 kuralı uygularlar.
Matematiği yapabilmenin ön şartı onu sevmek değildir her zaman. Pekala matematiği sevmeden de başarılı olabilirsiniz. Nasıl mı?
Onu anlamaya çalışarak. Tıpkı empati yapar gibi. Mantığını anlamaya çalışın. Çünkü matematikle mantık yüzyıllardır ayrılmayan iki dosttur. Eğer matematiğe de mantık çerçevesinde yaklaşırsanız, aslında  anlatılan her konu ve uygulamanın bir önceki kuraldan veya mantıksal bir bütünden geldiğini göreceksiniz. Çünkü matematik kümülatiftir. Yani önceki bilgilerden bağımsız değildir. Önceki bilgilerin eklenmesiyle oluşmuş devasa bir gökdelen gibidir. Alttaki tuğla üstekini taşır ve üstteki de yeni gelecek tuğla için bir alt yapı oluşturur. Önerilerden ilki de tam bu nokta da ortaya çıkıyor. Kağıt kalem aldığınızı varsayarak söylüyorum;
1. Temel edinmeye çalışın.  Düşünün ki sizde en alttaki tuğlalardan birisi yok ya da kırılmış tam öğrenilmemiş bir konu var. Utanmayın seviyeniz lise 3 olabilir ama siz ortaokul 8. sınıf konularından birini hatırlamıyor olabilirsiniz açın çalışın. Merak etmeyin kimse sizle bir şeyler öğreniyorsunuz diye dalga geçmez.

2.İlk maddeyle bağlantılı olarak yeni öğrendiğiniz bilgileri sağlam temellere oturtun. Unutmayın matematik okuyarak değil yazarak öğrenilir. 

3. Konuları tam manasıyla anlamadan soru çözümüne geçmeyin. Zira yüzmeyi tam öğrenmeden denize dalarsanız boğulursunuz. Önce konuyu sindirin zaten piyasada ve sitemizde soru örnekleri yeteri kadar var çözersiniz. Zaten soru çözmedeki mantık öğrendiğiniz konuları pekiştirmektir. Konuyu öğrenmeden soruya girişmenin ne manası var değil mi? Ve unutmayın çözmeye uğraştığınız 1 soru çözdüğünüz 10 sorudan daha faydalıdır. Çünkü çözemediğiniz soruya uğraştığınız esnada pek çok yöntemi dener ve konuyu belki de baştan sona tekrar edersiniz.

4. Anlamadığınız yerleri sormaktan çekinmeyin. Matematiği bilmiyor olabilirsiniz, yeni öğreniyor olabilirsiniz bu da demektir ki matematik ile ilgili her şeyi bilebilmeniz imkansızdır. Takıldığınız yeri sorun. Hocalarınıza, arkadaşlarınıza, abinize, ablanıza kime sorarsanız sorun yeter ki aklınıza takılan o kısmı öğrenin. Öğrenmezseniz aklınıza yukarıda bahsettiğim tuğlalardan oluşan gökdelen gelsin.

5. Düzenli, disiplinli ve sürekli çalışın. Aksi halde unutacaksınız.

Edison’un güzel bir sözü vardır;

“Sıkı bir çalışmanın yerini hiç bir şey alamaz. Deha %1 ilham ve %99 terdir.”

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*